Anlaşmalı boşanmanın mümkün olabilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların boşanmanın mali sonuçları ile varsa çocukların durumu hakkında tam bir mutabakata varmış olması gerekir. Bu mutabakat, mahkemeye sunulacak boşanma protokolünde somut biçimde yer almalıdır.
Protokolde yalnızca 'boşanmaya karar verildiği' değil; nafaka (varsa miktarı ve süresi), maddi-manevi tazminat, ev eşyalarının paylaşımı, varsa ortak kredi borçlarının durumu gibi kalemlerin ayrı ayrı ve açık biçimde düzenlenmesi gerekir. Belirsiz veya eksik bırakılan her kalem, ileride ayrı bir dava konusu olabilir.
Ortak çocuk bulunması halinde velayet, kişisel ilişki (görüşme) günleri ve iştirak nafakası protokolde mutlaka yer almalıdır; hâkim, çocuğun üstün yararına aykırı gördüğü düzenlemeleri onaylamayabilir.
Protokol imzalandıktan sonra da taraflardan birinin duruşmada beyanını değiştirmesi, anlaşmalı boşanmanın çekişmeliye dönmesine yol açabilir. Bu nedenle protokolün her iki tarafın da gerçekten üzerinde mutabık kaldığı şartları yansıtması, sürecin tek celsede sonuçlanması açısından belirleyicidir.
Her ailenin mali ve kişisel koşulları farklı olduğundan, protokolün somut duruma göre bir avukat gözetiminde hazırlanması, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer.